17 Şubat 2025 Pazartesi

HİZMETÇİ - Freida McFadden

ARKA KAPAK

Nina Winchester zarif, manikürlü eliyle elimi sıkarak, “Aileye hoş geldin,” dedi. Kibarca gülümseyip mermer hole göz gezdirdim. Burada çalışmak, yeni bir başlangıç yapmak için son şansımdı. İstediğim kılığa bürünebilirdim. Ama çok geçmeden Winchesterların sırlarının benimkinden çok daha karanlık olduğunu öğrenecektim. Her gün Winchesterların evini baştan sona temizliyor, kızlarını okuldan alıyordum. Onlara leziz yemekler yapıyor, sonra en üst kattaki odama çıkıp yemeğimi tek başıma yiyordum. Nina’nın sırf beni temizlik yaparken izlemek için evi dağıtıp durmasına, kendi kızı hakkında tuhaf yalanlar söylemesine ve kocası Andrew’un her gün biraz daha çökmesine aldırış etmemeye çalışıyordum... Ama Andrew’un keder dolu kahverengi gözlerine baktıkça Nina’nın yerinde olmanın nasıl bir şey olacağını düşünmeden edemiyordum. Elbise dolabı, lüks arabası, mükemmel kocası…


ALINTI

"Oysa ben hayatımda temiz bir sayfa açmak istiyordum."

"İnsan hayatında bir kere hata yaptıysa bir daha kimse ona güvenmezdi."

"Onun için ne kadar paha içilmez olursam gerçeği öğrendiğinde -ya da öğrenirse- beni kovması o kadar zor olurdu."


YORUM

Ana karakterimiz Millie, geçmişte yaptığı hatalar ve yaşamış olduğu travmalar nedeniyle zor bir dönemden geçmektedir. Bir süre hapiste kalan Millie, şartlı serbest kaldıktan sonra kendine bir iş aramaya başlar. Bulduğu birkaç iş onun hayatına zorluk çıkaracaktır. Hiç beklemediği ama oldukça iyi bir fırsat olan hizmetçi ilanıyla şansını dener.  Zengin bir ailenin evinde hizmetçi olarak hayatını şekillendirmeye çalışan Millie'nin beklenmedik olaylar karşısında neler yapacağını merakla bekliyoruz.

"Bu odada, midemin derinliklerinde korku kıvılcımları çakmasına neden olan bir şey vardı."

Evdeki atmosferin doğal ve normal olmadığını çok geçmeden fark eder. Millie, içinde bulunduğu durumdan kurtulmaya çalışırken, Andrew'in  ona karşı olan tavırları ve evdeki gizli olaylar onu oldukça zora sokacaktır.

Kitap, gerilimli bir atmosferde, güven ve ihanet temaları çerçevesinde oldukça iyi şekilde kurgulanmış. McFadden'in kalemine hayran olmamak elde değil.. Eser sürekliliği koruyacak bir merak içinde yazılmış olup, beklenmedik olaylar, ters köşe yapacak gelişmeler ve karakterlerin gizli sırları, kitabı elinizden bırakamayacağınız nedenlerden birkaçı. 

"Hizmetçi", gerilim, gizem ve psikolojik olarak aradığınız bir kitap..


"Fırsatım varken kaçmalıydım ama artık o fırsatı kaçırmıştım."

12 Şubat 2025 Çarşamba

BİR KAYIP DAHA - Gillian McAllister

ARKA KAPAK

Reese’s Book Club Seçkisi ve New York Times çoksatanı Yanlış Yer Yanlış Zaman kitabının yazarından bir kayıp vakasının bir dedektifi imkânsız seçimler yapmaya sürükleyen derin, karanlık sırları gün yüzüne çıkardığı, yürek hoplatan bir gerilim daha. 

22 yaşındaki Olivia yirmi dört saattir kayıptır ve hâlâ bulunamamıştır. En son güvenlik kamerasında bir çıkmaz sokağa girerken görülmüş, bir daha o sokaktan çıkmamıştır. Olivia’yı arama çalışmalarını yürüten dedektif Julia neyle karşı karşıya olduğunu bildiğini sanmaktadır. Çaresiz bir aile, hızla daralan zaman ve kocasıyla kızından ayrı geçireceği uzun saatler. Fakat bu vakanın onu can evinden vuracağından haberi bile yoktur. Kayıp vakasının merkezindeki suçlu, bir silahla Julia’nın karşısına dikilir. Ancak bu silah tabanca ya da bıçak değil, bir sırdır. Julia’nın en karanlık sırrı. Dahası ailesinin güvenliği tek bir şeye bağlıdır: Julia, Olivia’nın başına ne geldiğini BULMAMALI ve cinayeti bir başkasının üzerine yıkmalıdır. Zira onu bulursa her şeyini kaybedecektir. Siz olsaydınız ne yapardınız?

Aile ve annelik kavramlarına ışık tutan bu zekice kurgulanmış, ters köşelerle dolu gerilim romanı, Gillian McAllister’ı, gerilim dünyasının önemli bir yeteneği ve doğru ile yanlış arasındaki ayrımın ne kadar bulanık olabileceğini gösteren etik ikilemler yaratma ustası olarak takdim etmektedir.


ALINTI

"Her şey, her şey ama her şey kitabına uygun yapılmalı. Bu onun diğer düsturu. Suçlu biri Julia'nın yaptığı bir hata yüzünden serbest kalamaz. Masum biri de onun yüzünden hüküm giyemez."


"Ne kadar kötü olsa da kimse bir şeyi öğrendiği için pişmanlık duymaz. Hayattaki en kötü şey kandırılmak."


YORUM

Öncelikle yoruma başlamadan önce eğer polisiye, gerilim türlerine yeni başladıysanız yorumu okumaya devam edebilirsiniz ama bu türlerde çok fazla eser okuduysanız okumanıza gerek yok :)

Gelelim yoruma .. Yazarla ilk tanışma kitabım son sözden anladığım kadarıyla sekiz eseri daha var ama maalesef çok düşük bir ihtimalle bir başka eserini okurum. 

Kurgusal açıdan güzel düşünülmüş bir senaryoya sahip ama bize yansıtma şekli oldukça zayıf hissettirdi. Kalemini sevemedim açıkçası. Sadece kalemi de değil oluşturduğu karakterlerde de bir soğukluk var. İçselleştirebildiğim bir kitap olmadı. Çok yüzeysel kaldığını düşünüyorum. Ama yeni başlayanlar için düşükte olsa önerebileceğim bir eser. 

Karakter hakkında konuşacak olursam oldukça garip bir dedektifle karşı karşıyayız. Polisiye eserlerinde etik, ahlak değerler çok fazla göz önünde bulunan unsurlardır. Dedektifin hal ve hareketleri olaya karşı duruşu vs önemli rol oynar. Bu eserde de bunun üzerine durulmuş lakin ele alma şeklinden ve karakterleri çok yüzeysel bıraktığı için bu konu bile askıda kalmış gibi hissettirdi. Karakterler de bu yüzden bağ kuramadım.

Okunur mu evet okunur ama dediğim gibi yeni başladıysanız ortama adapte olabilmek adına okunabilir. Ama vakit kaybı yaşamak istemiyorsanız yanından bile geçmeyin derim. 







1 Şubat 2025 Cumartesi

ÇAĞRI (The Dead Zone) / Stephen King

 ARKA KAPAK

John Smith paten kaymayı seven sıradan bir çocuktur. Bir gün paten sahasında geçirdiği küçük bir kaza hafif bir beyin sarsıntısına neden olur. John bu olayın üzerinde durmaz ve olağan yaşamına devam eder. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Farkında olmadığı bazı değişiklikler olmuş, önsezileri ve bazı duyuları gelişmiştir.


Yıllar sonra John bir kaza daha geçirir ve yaşamındaki bazı ayrıntılar belirginleşme başlar. Artık kimsenin duymadığı, bilmediği ve hissetmediği her şey onunla arkadaş olmuştur.


ALINTI 

".. postun içindeki çocuk gülüyordur, ama aynı zamanda hırlayıp ısırmasını da bilir.. "

"İçinde oldun mu bir türlü göremediğin durumlar gibiydi, sanki senin bir parçanmış gibi."


YORUM

"Bazı şeyler hiç görülmezse, yitirilmiş olan bazı şeyler hiç bulunmazsa çok daha iyi olur."


John Smith paten kaymayı seven sıradan bir çocuktur. Bir gün paten sahasında geçirdiği küçük bir kaza hafif bir beyin sarsıntısına neden olur. John bu olayın üzerinde durmaz ve olağan yaşamına devam eder. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Farkında olmadığı bazı değişiklikler olmuş, önsezileri ve bazı duyuları gelişmiştir.

 Johnny’nin, geleceği görme yeteneği, hem kendisi hem de çevresi için hem bir armağan hem de bir lanet haline gelir. King bu eserinde  Johnny'in öngörü  kullanarak yaptığı seçimlerin ve toplumdaki kötülükleri ortaya çıkarma çabalarının ne kadar karmaşık ve tehlikeli olabileceğini inceliyor. King, bu fantastik öğeyi, karakterin içsel çatışmalarıyla ve onu çevreleyen toplumun ahlaki ikilemleriyle başarılı şekilde ele alıyor.

Çağrı eseri  korku öğelerinden daha çok, insan psikolojisi ve kader gibi büyük temalar üzerinde yoğunlaşıyor. Özellikle Johnny’nin güçlerini, iyi ya da kötü şekilde kullanma sorunu, karakterin hem ahlaki hem de duygusal olarak büyük bir yük altına girmesine neden oluyor. Ayrıca, kitabın tekinsiz atmosferi, karakterlerin içsel çatışmalarıyla birleşince enfes bir okuma deneyimi yaşatıyor. King'in dilinin akıcı olması ve karakterlerin çok boyutlu yapısı, kalemine tekrar hayran bırakıyor. Çağrı, duygusal yoğunluğu yüksek, düşündüren hikaye arayanlar için tavsiye edebileceğim bir eser oldu.


"Buna bir medyum sezgisi denebilir mi Johnny? Johnny, 'Ben buna bir çağrı derim, ' diye karşılık verdi."

Kitapla kalın..