16 Şubat 2026 Pazartesi

CTHULHU'NUN ÇAĞRISI / H.P. Lovecraft

 ARKA KAPAK

Lovecraft'ın neden korku edebiyatının ustası olarak anılması gerektiğini gösteren; yabancılığın, dehşetin, tekinsizliğin anlatıldığı toplam sekiz öykü var bu kitapta. Korku ancak gördüğümüzde bilebildiğimiz bir şey midir? Yoksa bilmediğimizi gördüğümüz şey midir? Belli ki Lovecraft bunu sorguluyordu bu öyküleri yazdığı sırada. Hep korkularımızdan ve bilmediklerimizden bahsetmeye çalıştı. Çalıştı diyoruz, çünkü asla tam olarak bahsedilemeyeceğini biliyordu. Tıpkı bu öykülerde olduğu gibi, dehşeti tarif etmek mümkün değildi. Tarif eden ya mezarlığa düştü ya da akıl hastanesine; ya müzisyen oldu ya da ressam; ya aynaya baktığında başkasını gördü ya da denizin dibinde buldu kendisini.





ALINTI


" Yalnızca korktuğum için ondan ayrılamıyordum ve ağza alınmayacak görüntülerle karşılaşmıştım."

"Sonsuza dek yatabilen ölü değildir,

Ve tuhaf uzak zamanlarda ölüm bile ölebilir."

".. gökyüzünü görüp can vermek, hiç gökyüzünü görmeden yaşamaktan daha iyiydi ne de olsa."


YORUM

H. P. Lovecraft ile tekrar tanıştık galiba. 

Bendeki basımda sekiz hikâye yer almakta. Her biri farklı bir korku, ortak bir karanlık yanlar var.  "Randolph Carter’ın İfadesi" çok kısa ama gerilimi yüksek; mezarlık sahnesi özellikle. "Yabancı" hikayesinde korkudan çok yalnızlık hissi ön plana çıkarılmıştı. "Erich Zann’ın Müziği" oldukça garip, ne olduğunu tam anlamıyorsunuz ama o kahrolası :) müzik temasındaki  bir şeyi uzak tuttuğunu, tutması gerektiğini hissediyorsunuz. "Herbert West: Diriltici" diğerlerine göre daha hareketli, uzun ve biraz daha “çılgın bilim insanı” modunda. Mide kaldırıcı ama sürükleyici. "Duvarlardaki Fareler" ve "Pickman’ın Modeli" ise klasik eski ev, karanlık odalar, tuhaf sesler gibi  korku unsurlarıyla oluşturulmuş gerilimi yakalayan hikayelerden. 

".. taze cesetler edinemediğimizden, isimsiz dehşetler yaratmıştık."

Ve gelelim o hikayaye; Cthulhu'nun Çağrısı “canavar hikâyesi” temasındaki bu canavara duyulan korku, Cthulhu’nun saldırmasından çok onun varlığından geliyor. Çünkü Cthulhu kötü olduğu için değil, insanı hiç umursamadığı için ürkütücü. Parçalı anlatım ile hikaye daha akıcı hale getirilmiş, gazete kupürleri, günlükler, tanıklıklar yorumlarıyla hikayenin yavaş yavaş ortaya çıkmasını yardımcı olan detaylar.  

"Sonsuza dek yatabilen ölü değildir, 

Ve tuhaf uzak zamanlarda ölüm bile ölebilir."

Lovecraft biraz değişik bir insan. Yavaş yavaş içe işleten bir huzursuzluğu mevcut. Kalemi bazen zorladı ama o karanlık atmosferi hissettirebilmiş.  Genel olarak hikayalerinde gizemi asla tamamen açıklamamayı tercih etmiş gibi geldi, hoş bir durum tabi..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder