1 Mart 2026 Pazar

CAM KENT /NY ÜÇLEMESİ - Paul Auster

 ARKA KAPAK

İnsanın sadece kentte değil kendi içinde de kaybolduğu, sonu gelmez bir dolambaca benzeyen New York sokaklarında takma adının maskesinden dışarı çıkmayan bir polisiye romanlar yazarı. Gece gelen gizemli telefonlar. Sonunda telefonda, “Beni öldürecekler. Beni korumanızı istiyorum,” diyen bir ses. Korunmak isteyen de takma ad kullanan biri. Dahası insanın tıpatıp aynısı olan ikinci kişiler. Ve bütün bunların yazıldığı kırmızı bir defter. Paul Auster’ın ve eşinin de karakterler arasında yer aldığı çarpıcı, aklı karıştırıcı bir roman.

Ve havada asılı kalan şu soru:

“Kırmızı defterde boş sayfa kalmayınca ne olacak?”





ALINTI


"Sözcükler insanın ağzından çıktığında havaya uçarlar, bir an hayatta kalır ve ölürler."

"Sonunda her hayat, nedeni belirsiz olguların toplamından, rastlantısal kesişmelerin, rastlantıların, kendi amaçsızlıklarından başka bir şey açığa vurmayan gelişigüzel olayların kaydından başka bir şey değildir."

"Bana gelince; iyi günlerim de oluyor kötü günlerim de. Kötü günler geldiğinde iyi olanları düşünüyorum. Bellek büyük bir lütuf, Peter. Neredeyse ölüm kadar iyi."


YORUM


Cam Kent, Paul Auster’ın  New York Üçlemesinin ilk kitabıdır. Eser, polisiye bir kurgu gibi başlasa da ilerledikçe kimlik, dil ve gerçeklik üzerine felsefi bir sorgulamaya dönüşmektedir. Başkahramanımız Daniel Quinn, polisiye romanlar yazan  ve kendi yarattığı dedektif karakteriyle bütünleşen yalnız bir yazardır. Bir gece yarısı ısrarlı telefon çağrılarıyla hayatı değişecektir. Arama yanlış kişiye yapılmışlar ama bu yanlışlığı düzeltmek yerine görüşmeyi kabul eder ve Peter Stillman adlı genç bir adamı ve onun takıntılı babasını izleme görevini üstlenir.

Quinn bu vakayı araştırdıkça hem Stillman’ın izini kaybeder hem de kendi kimliğini sorgulamaya başlar; zamanla gerçek ile kurgu arasındaki sınırlar silikleşir ve Quinn adeta kendi varlığını yitirmeye doğru sürüklenir.

Polisiye olarak başladığım bu serüvende kendimi çok farklı yerlerde ve sorularla boğuşurken buldum.

Auster ile ilk kez tanışıyorum ve bu üçleme başlangıç için ideal olduğunu şimdilik diyebilirim gibi. Kalemi çok akıcı diyemem ama kendini okutan bir yapısı mevcut. Olaylar ve karakterle bağlıyor. Benim en çok sevdiğim bir konu parçası, yazarın hikayeye dahil olması. Beni daha çok cezbediyor. 

Quinn'in kimlik kargaşasını çok net şekilde yansıtmış ve biraz kafa bulandırıyor :)

"Yalnızca kentte değil, kendi içinde de kayboluyordu."

Üçlemenin devamı merak ettiğim için ortalama bir başlangıç diyebilirim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder