Stephen King şöyle diyor:
"Kızım on üç yaşına gelinceye kadar ben de on üç roman yazıp bitirmiştim, ama hiçbirini okumuş değildi. Beni çok sevdiğini her fırsatta ifade etmesine karşın, yarattığım vampirler, hortlaklara, garip yaratıklara ilgi gösterdiği yoktu.
Bir gece çalışma odama kapandım, başlangıçta "PEÇETELER" adını vermeyi tasarladığım bu kitabı yazmaya koyuldum. Taslak bittiği zaman, kızım Naomi aynı hevessiz tutumuyla eline aldı. Ama okudukça kitap onu kendine esir etti.
ALINTI
"Biri göğsüne uzanıp kalbinden minicik bir parça kopararak ona yedirmiş gibi hissediyordu. Kalbinin tadı çok acıydı."
"Hiç kimse kendisini çocukken mutlu etmiş bir oyuncağı unutamaz. Yerine daha güzeli gelse de unutamaz."
"Çok çekiştirirsen zincirler kopar, insanlar da öyle. Bunu unutmayasın."
YORUM
Bazı hikâyeler masal gibi başlar; ama içlerinde insanın en gerçek korkularını, zaaflarını ve karanlığını saklar.
Ejderhanın Gözleri ile King'in bu sefer masalsı tarafına konuk oluyoruz.
Delain Krallığı’nda geçen hikâye, görünürde huzurlu bir düzenin ardında yavaş yavaş büyüyen bir karanlığı ele alır. Kral Roland’ın iki oğlu vardır. Biri doğuştan lider gibi görülen, herkesin sevgisini kazanan Peter; diğeri ise hep ikinci planda kalmış olmanın verdiği kırılganlıkla büyüyen Thomas. Tüm bunların arkasında fark edilmeyen bir güç, tüm dengeleri sessizce değiştirmektedir. Bu gücün kaynağı ise kralın danışmanı rolündeki Randall Flagg'dir.
Onun uzun yıllardır varlığı ve devamlılığının getirdiği sinsi planları yine yeniden var olacaktır. Bu sefer krallığın en güvenilir ismi olan Peter için bir planı vardır. Peter'ı kral olmadan ve öldürmeden ortadan kaldıracak bir plan yapması gerekmektedir. Yaptığı plan tıkır tıkır işleyerek Peter'ın suçlu ilan edilmesiyle ve zindana kapatılmasıyla planını başarıyla tamamlamıştır. Tabii ki her plan kusursuz değildir.
Bundan sonra ise masalımız artık adaletin yeniden sağlanıp sağlanamayacağı, gerçeğin ortaya çıkıp çıkmayacağını, insanların kendi içlerindeki zayıflıklarla nasıl yüzleştiği üzerine yoğunlaşacağız. Ejderhanın Gözleri, fantastik, gerilimi az bir eser. Klasik bir masal gibi başlıyor ama modern insanın karanlığıyla bitiyor. Yazımı hikaye anlatıcı bakış açısıyla okuyoruz bence bu gayet hoş bir tercih ve uygun bir tercih olmuş.
Stephen King’in geniş evreniyle meşhur biliyorsunuz. Bağlantılar her eserinde gözüme çarpar. Bu bağlantılardan birisini hikâyedeki karanlık figür olan Randall Flagg üzerinde görebiliyoruz. Flagg karakteri, genellikle kaosun, manipülasyonun ve kötülüğün simgesidir. Mesela Mahşer mesela Kara Kule serisi.. King’in eserlerinin aslında ortak bir evren içerisinde geçtiğini tekrar tekrar görebiliyoruz.
Ejderhanın Gözlerine dönecek olursak. Benim severek okuduğum, King'in başka yazımsal denemelerini gördüğüm bir eser oldu.
"Masallar ne derse desin, hiç kimse ömrünün sonuna kadar mutlu ve bahtiyar yaşamaz. Onların da, iyi günleri oldu, kötü günleri oldu... tıpkı sizin gibi."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder