16 Nisan 2026 Perşembe

DA VİNCİ ŞİFRESİ / Dan Brown

 ARKA KAPAK

Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon, Paris'te iş gezisindeyken bir gece yarısı, Louvre'un yaşlı müdürünün ölüsünün bulunduğu haberini alır. Langdon ve yardım etmek üzere kendisine katılan yetenekli Fransız kriptoloji uzmanı Sophie Neveu, cesedin etrafındaki ipuçlarını çözmeye çalışırken garipliklerle dolu bir dünyaya adım attıklarının farkında değildirler. Buldukları her işaret onları Da Vinci'nin bir tablosuna götürür. Büyük usta bu sırrı herkesin görebileceği bir yere, ünlü eseri Mona Lisa tablosunun içine gizlemiştir.

Langdon bu garip bağlantıyı açığa çıkarınca çevresini saran tehlike gitgide artar. Cinayete kurban giden müze müdürü, tıpkı Sir Isaac Newton, Botticelli, Victor Hugo ve Da Vinci gibi aralarında pek çok kişinin bulunduğu gizli bir kuruluş olan Sion Tarikatı'nın üyesidir. Langdon aydınlatmaya çalıştıkları bu tehlikeli sırrın yüzyıllardır tarihin derinliklerinde gizlendiğinden şüphelenir. Böylece Paris ve Londra sokaklarında amansız bir kovalamaca başlar. Langdon ve Neveu kendilerini, atacakları her adımı önceden bilen zeki ve esrarengiz bir adamla karşı karşıya bulurlar. Eğer bu karmaşık bilmeceyi çözemezlerse tarikatın büyük yankılar uyandıracak bu kadim gerçeği ebediyen kaybolacaktır.


ALINTI


"Mona Lisa'nın bu kadar ünlü olmasının nedeni çok basitti, çünkü Leonardo da Vinci, onun en büyük başarısı olduğunu söylemişti. Gittigi her yere bu tabloyu beraberinde taşır ve nedeni sorulduğunda dişi güzelliğinin en yüce ifadesinden ayrılmanın ona zor geldiğini söylerdi."


"Yani tarih daima kazananlar tarafından yazılır. İki kültür çarpıştığında, kaybeden silinir ve tarih kitaplarını kazanan taraf yazar... kendi davalarını yücelten ve kaybeden düşmanı küçük düşüren bir tarih."


“Bu, bedenine değil... Ruhuna aldığı bir yaraydı…”


YORUM

"Gerçek, bazen insanın görmek istemediği kadar basittir."

Bu sefer Paris'e ve tarihine konuk olacağız.

Paris’teki Louvre Müzesi’nde işlenen bir cinayetle başlayan ve sembol uzmanı Robert Langdon ile kriptolog Sophie Neveu ile birlikte bu cinayetin ardındaki sırları çözmeye çalışacağız. Bu  ikili, Leonardo da Vinci’nin eserlerine gizlenmiş şifreleri takip ederek tarih boyunca saklandığı iddia edilen ve özellikle Katolik Kilisesi ile ilişkilendirilen büyük bir sırrın peşine de düşecektir. Yolculuk boyunca ilk kitapta olduğu gibi sanat, din, tarih ve sembolizm iç içe geçerek sürükleyici bir kurgu okuyoruz. 

Dan Brown, mekân ve sahne geçişleri kısa, keskin şekilde ilerletiyor, okurken hikayeyi zihinde canlandırmayı çok kolaylaştırmış. Bununla birlikte romanda kesin doğrunun hiçbir zaman net biçimde sunulmaması, gerçek olarak kabul edilen bilgilerin ne kadarının sorgulanabilir olduğunu eser boyunca diri tutuyoruz. 

Kalem bakımından bir önceki eseri gibi sade ve doğrudan bir anlatım mevcut; edebi derinlikten çok erişilebilirliği ön planda tutuyor.

Robert Langdon karakterine biraz daha ısınıyor gibiyim. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder