İflah olmaz bir uyku bağımlısı olduğunu kanıtlayan Gerry Wade'e arkadaşları bir şaka yapmak isterler. Sekiz çalar saatin sabah 6.30'dan başlayarak art arda çalması planlanır. Ancak sabah olduğunda saatlerden birinin kaybolduğu ve yapılan şakanın istenmeyen trajik sonuçlara yol açtığı görülür.
Chimneys Köşkü'nde dört yıl aradan sonra bir cinayet daha işlenmiştir ve bu son olmayacaktır. Cinayet mahallinde yedi çalar saatin bulunması ve kurbanların ağızlarından dökülen son sözlerin "Yedi Kadran" olması tesadüfi değildir. Tüm bilinmezler düğümü bu iki sözcükte saklıdır… İşi çözmek ise Başmüfettiş Battle ve arkadaşlarına düşer.
ALINTI
“ Kadınca bir içgüdüyle sakin, sessiz göze çarpmadan kendi bildiği yoldan yürümeyi çok seviyordu. “
"İnsan her şeyi hesaba katmalı. Olmaz diye bir şey yok."
"En iyiler bile bir gün yenilebilir."
YORUM
Hikâyemiz, İngiltere’de bir kır evinde başlayan bir grup gencin, geç uyanmasıyla bilinen arkadaşına eğlenceli olacağını düşündükleri saatli bir şaka ile başlar. Ancak şaka trajik bir şekilde sonuçlanır ve olaylar beklenmedik biçimde karanlık bir hal alır.
Bu şakanın ardından gizemli ölümler, gizli bir örgütün varlığını keşfetme ve şifreli olaylara konuk oluyoruz. Baş karakterlerden biri olan Bundle Brent, olayların içine girerek hem gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır hem de tehlikeli bir oyunun parçası olur.
Gizem bu eserde ağır ve kasvetli bir ton yerine daha akıcı ve yer yer mizahi bir anlatımla karşımızda. Bundle Brent karakteri üzerinden anlatımın güçlü ve meraklı bir kadın figürünün olayların merkezine yerleşmesini sağlar. Yine, yeniden yalnızca bir polisiye olmaktan çıkarıp, aynı zamanda bireysel cesaret ve merakın öne çıktığı bir maceraya dönüştürür.
Yedilerin Gizemi, sürükleyiciliği, canlı karakterleri ve olay örgüsü ile dikkat çekerken, Agatha Christie’nin farklı anlatım denemelerini yansıtan eseridir. Derin ve karanlık bir polisiye arayanlar için değil, daha çok eğlenceli, hızlı akan ve gizemle harmanlanmış bir macera okumak isteyenler için tavsiyemdir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder