26 Kasım 2025 Çarşamba

ANTARTKTİKA'NIN SIRRI / Adem Noah

 ARKA KAPAK

Antarktika antik efsanelere ve bazı bilimsel teorilere konu olmaktadır. Bazı araştırmacılara göre tarih boyunca cevabı bulunamamış gezegenimizde yaşam nasıl başladı, antik uygarlıklar niçin tarihten silindi sorularının cevabı bu kıtadadır.

Teresa en son çözdügü eşinin obezliğiyle ilgili gizemden sonra kendisini Profesör Richard ile birlikte dev buzulların kıtasında bulur. Bu defa önceki esrarlı olaylardan farklı olarak mağara çizimleri, 2 dev yumurta, paranormal olaylar, depremler ve salgınlar gibi organize ve birçok gizemli olayla karşılaşır.


Adem Noah'ın gizem ve sır dolu Antarktika'nın Sırrı romanını okurken tek hücrelilerin dünyasını ve sağlıklı yaşamın esintilerini bulacaksınız. Devletlerin perde arkasından kurguladıkları güç oyunlarının dünyayı nasıl tehlikelere sürüklediğine de şahit olacaksınız...




"Dünya denilen denizdeki sorulara bile cevap bulamamışken kâinat deryasindaki bilinmezliklere cevap bulmasını bekleyemeyiz. "

"Insanoğlunun merak edip cevabını bulamadığı birçok soru vardır. "

"Beden ruhun elbisesi olamaz. Ancak ruhun geçici bir süreliğine evi olabilir ve bu ruh istediği zaman evi terk edebilir tıpkı uykuda olduğu gibi .."




YORUM


“Buzların altında saklanan her sır, insanlığın bilmediği değil; bilmekten korktuğu şeydir.”

Adem Noah, Antarktika’nın Sırrı ile okuru yalnızca kıtalar arası bir maceraya değil, insanlığın köklerine, bilimin sınırına ve metafizik bir kapının eşiğine götürüyor. Bu kitap, hem türler arası gezinen hem de okurunu kendi zihninin karanlık odalarına doğru çağıran bir yapıya sahip.

Bir grup bilim insanı, başta Güney Amerika’da bir mağarada antik çizimler keşfediyor. Bu çizimlerde  ilginç semboller ve “iki yumurta” figürü bulunuyor.  Bu sembollerin izini süren ekip, araştırmalarının ardından kendilerini Antarktika’da buluyor. Burada karşılaştıkları şeyler sadece arkeolojik kalıntılar değil; “insanlık öncesi”, “dünya dışı ,farklı uygarlık” tartışmalarını akla getiren izler.

 Ancak hikâye yalnızca keşif ve bilim üzerinden yürümüyor. Eser, bilim insanlarının karşılaştığı “görünmeyen güçler”, “paranormal olaylar”, “komplo”, “gizli örgütler/kurumlar” gibi unsurlar da barındırıyor.  Aynı zamanda yazar, metafizik, inanç, insan doğası, bilinmeyenler ve bilimin sınırları gibi temalar etrafında okuyucuyu düşünmeye ve sorgulamaya zorluyor. 

Kitap ele alınan konu bakımından çok yoğun ve bir noktada tatmin edici. Ben eseri bilimsel roman olarak okumaya başladım. Kurgu kısmından çok bilim ,metafizik , teori,  makale tadında yoğun bilgi ve teori akışı olduğunu, bu yüzden roman okuyor hissi tamamen kayboldu. Eğer roman edebi yönden de biraz daha ele alınsaydı daha keyifli olabilirdi. Bilgiyi bir noktada kurgusal olarak ele alındığında bilgi kalıcılığı daha fazla olduğunu düşünüyorum.

  Özellikle hastalıklar, insan fizyolojisi, bilimsel teoriler vs. gibi konuların detaylı aktarımı, romanın edebi temposunu  düşürebiliyor. Yazar da sıradan okurların aksine düşünen bir kesime hitap ettiğini dile getirmişti. Bu yönden bakacak olursak  bilim, metafizik, tarih konularına ilgi duymuyorsanız veya bu konularda bilginiz yoksa okurken zorlanabilirsiniz; çünkü kitapta referanslar ve terminoloji yoğun ele alınmış.

Kısacası başlangıcımı yanlış yaptığım için okurken bir noktadan sonra tatmin ediciliği kayboldu. Bilimsel yönler ve kurgusal olarak beğendim lakin edebi yönden kalemi beni tatmin etmedi.

Belki diğer eserlerinde bu bakış açısıyla yaklaşım tatmin edebilir. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder