1950’li yılların başında, daha sonra en şöhretli serileri Vakıf ve Robot’a öncülük edecek Gelecek Tarihi öykülerini yazdıktan hemen sonra Isaac Asimov ilk romanlarını kaleme aldı. Artık hem okurlara hem de yayıncılık dünyasına kendini kabul ettirmiş büyük ustanın neredeyse tüm külliyatına egemen olan Galaktik İmparatorluk evreninin ilk uzun kurguları da böylece ortaya çıktı. Nükleer felaketin Dünya’yı yerle bir etmesinden binlerce yıl sonrasını anlatan Galaktik İmparatorluk Serisi insanlığın, galaktik medeniyet ve ilk Galaktik İmparatorluk’un doğuşuna uzanan yolculuğunun başlangıcı.
Tyrannlılar, Atbaşı Nebulası’ndaki elli gezegeni kontrolleri altına almışlardı. Gezegenlerin yöneticileri, Tyrann gezegenindeki efsanevi taş sarayında yaşayan Tyrann Hanı’na koşulsuz şekilde boyun eğmişlerdi. Dünya Üniversitesi’ndeki son gününde bir suikasttan son anda kurtulan, Widemos Kâhyası’nın oğlu Biron Farrill, kendisini hiç ummadığı bir durumda, Tyrannlılar’a karşı düzenlenen bir başkaldırının ortasında bulur. Biron, tutuklandığını öğrendiği babasının izini sürmek ve hayatta kalmak için Rhodia’ya doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Gezegenlerin kaderini belirleyecek düşmanlar, komplolar ve dostlar orada kendisini beklemektedir.
ALINTI
"Bırak eylemlerin senin yerine konuşsun."
"Bir hükümdarın yerine başka bir tane getirmenin yeterli olacağını, böylesine basit bir değişikliğin özgürlük sağlayacağını düşünmeyin."
"Kayıp sanat ve bilimlerin olduğunu farz etmek her zaman çok revaçta olmuştur. İlkelcilik tarikatları kuran ve Dünya'nın tarih öncesi medeniyetleri hakkında saçma sapan iddialarda bulunan insanlar da daima olagelmiştir."
YORUM
Toz Gibi Yıldızlar, Isaac Asimov’un Galaktik İmparatorluk evrenine açılan kapısı.
Galaktik İmparatorluk’un baskıcı yönetimi altında geçen bu hikâyede, kendimizi doğrudan entrikanın ortasında buluyoruz. Hikâyenin merkezinde ise genç ve soylu Biron Farrill var. Babasının öldürüldüğünü öğrenmesiyle başlayan süreç, onu yalnızca bir kaçışın değil, çok daha büyük bir komplonun içine sürüklüyor.
Başta her şey bir hayatta kalma mücadelesi gibi görünse de, Biron’un yolu galaksi çapında bir planla kesişiyor. Karşılaştığı insanlar yol gösterici gibi dursa da, aslında herkesin sakladığı başka bir yüzü var. İsyan edenler, güç sahipleri, gizli örgütler… Hikâye büyüdükçe netlik azalıyor. Çünkü bu evrende asıl mesele kimin haklı olduğu değil, kime güvenileceğinin bilinmemesi.
Kitap boyunca en çok hoşuma giden şey, bu belirsizlik hissi oldu. Okurken sürekli bir şüphe hali içindesin ve bu da hikâyeyi daha sürükleyici kılıyor. İlk kitap olmasına rağmen beni içine çekti ve devamını ciddi anlamda merak ettirdi :) tabii ki Asimov farkıyla
Vakıf Serisi’ni geçen yıl bitirmiş biri olarak, bu evrende daha geriye gitmek ayrı bir keyif. Aynı büyük dünyanın farklı zamanlarını ve farklı yüzlerini görmek gerçekten çok güzel bir deneyim.
Galaktik İmparatorluk Serisi ile yeni karakterler, yeni hikâyeler ve yepyeni bir perspektif keşfetmek için oldukça heyecanlıyım
Toz gibi yıldızlar kuşatır beni,
Yaşayan bir ışık pusu içerisinde;
Ve tüm uzay görünür gözüme,
Devasa bir ışık patlaması gibi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder