29 Eylül 2026 Salı

SİYAH FULARLI KIZ / Volkan Uğraç

 ARKA KAPAK

“Beni sen öldürdün Gökhan!”

On beş yıl önce bir havuzun dibinde yankılanan bu çığlık, Gökhan’ın boynuna siyah bir fular gibi dolanmıştı. Kaçtığı her şehir, sığındığı amansız sessizlik bir koridorda son buldu; Beşgen’in kapıları aralanmak üzereydi.Genç adamın kendi yarattığı labirentten çıkış bileti vicdanın, umudun ve güvenin sert rüzgârları altında vereceği hesapta gizliydi.Rutubetli bir pansiyon odasından mavi kelebeklerin uçuştuğu sonsuz ışık tarlalarına uzanan bu yolculukta, siyahın beyaza dönmesi için kaç sınavdan geçilmesi gerekiyordu?

Kurtuluş ancak hatalarımızın kefaretini ödemeyi göze alıp ruhsal bir dönüşüm geçirdiğimizde mümkündür.Siyah Fularlı Kız; sizi vicdanınızın en kuytu köşelerine, ruhunuzun arınacağı durağa davet ediyor.


ALINTI

"..umut renksiz bir ip gibidir, görünmez ancak bir şeyleri tutmaya devam eder."

"Gerçek hayat keskindi. Gerçekleri anlatmak hem mutlu eden hem de acı veren bir günlük sayfasını okumaktan ibaretti. "

"Acıyı reddetmiyorum. Onu taşıyorum. Çünkü insan olmak, hatan olmasa bile bedel ödemeyi göze almaktır. Benim inancım bu ."


YORUM

Bazı geçmişler vardır, insan ne kadar uzağa giderse gitsin peşinden gelir. 

Şehir değiştirirsin, hayatını değiştirirsin, hatta kendini bile değiştirirsin ama bazı şeyler vardır ki insanın yakasını bırakmaz. Gökhan’ın hayatını ise yıllar önce yaşanan bir olay değiştiriyor. Aradan geçen zaman, olanları unutmaya yetmiyor. 

Karşısına çıkan gizemli bir kız ve duyduğu o sarsıcı cümle, onu yıllardır susturduğu şeylerle yeniden yüzleşmeye zorlayana kadar.

Gökhan’ın çıktığı yolculuk, kısa sürede sıradan bir gizem arayışından çıkıyor. Rutubetli bir pansiyon odasından mavi kelebeklerin, tuhaf karşılaşmaların ve gerçeklikle hayalin birbirine karıştığı bambaşka bir dünyaya uzanan hikâye, fantastik tarafını da burada göstermeye başlıyor. Gökhan bir yandan yaşananların sırrını çözmeye çalışırken, bir yandan da kendi seçimlerinin sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor.

Benim için kitabın asıl meselesi gizemin kendisinden ziyade, vicdan, pişmanlık, suçluluk ve affedilme isteği hikâyenin merkezinde duruyor. Çünkü insan yaşadığı şeyden değil, içinde susturamadığı sesten yoruluyor. Gökhan’ın taşıdığı yük de biraz böyle.

Kitabın sevdiğim taraflarından biride hataları tamamen silip atmak yerine onlarla yüzleşmenin ne anlama geldiğini sorgulaması oldu. Çünkü bazı yaralar kapanmıyor; insan sadece zamanla onlara nasıl dokunacağını öğreniyor.

Siyah Fularlı Kız, gizemli ve fantastik dünyasının altında aslında insanın kendisiyle hesaplaşmasını anlatan bir hikâye. Ve kitap bittiğinde geriye tek bir soru bırakıyor:

Kaçtığın şey gerçekten geçmişin mi, yoksa geçmişte bıraktığın kendin mi?




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder