Herkes Violet Sorrengail’in Basgiath Savaş Akademisi’ndeki ilk yılında ölmesini bekliyordu; buna Violet da dâhil. Ancak Harman, iradesi zayıf, değersiz ve şanssız öğrencileri ayıklama amacıyla yapılan imkânsız sınavların sadece ilkiydi. Asıl eğitim şimdi başlıyordu ve Violet bu eğitimlerden nasıl geçeceğini merak ediyordu. Mesele bu eğitimlerin sadece zor ve acımasız olmaları, hatta binicilerin acı eşiğini sağlamlaştırmak için tasarlanmış olmaları da değildi. Mesele, Violet’a ne kadar güçsüz olduğunu hatırlatmayı şahsi görevi hâline getiren ve onu sevdiği adama ihanet etmeye zorlayan yeni komutan yardımcısıydı.
Violet’ın bedeni diğer öğrencilere göre daha zayıf ve kırılgan olabilirdi ama zekâsı ve demir gibi bir iradesi vardı. Önderler Basgiath’ın ona öğrettiği en önemli dersi unutuyordu: Ejderha binicileri kendi kurallarını kendileri koyardı. Ama bu yıl hayatta kalmak için, yalnızca kararlı olmak yetmeyecekti. Çünkü Violet, Basgiath Savaş Akademisi’nin yüzyıllardır saklanan sırlarını öğrenmişti ve sonunda onları hiçbir şey kurtaramayabilirdi. Ejderha ateşi bile.
ALINTI
"Kahretsin. Neydi bu şimdi? Kıskançlık mı? Endişe mi? Güvensizlik mi? "Üçü de," diye yanıt verdi Tairn, son derece rahatsız olmuş bir hâlde. "Hatırlatırım ki o kadını tek bir ejderha bile seçmedi. Sen iki tanesi tarafından seçildin. Topla kendini."
*
Basgiath'in silahlarına erişim hakkını kaybedeceksin.
"Umurumda değil. Oraya vardığımızda bir yolunu buluruz."
"Uğruna çabaladığın her şeyi kaybedeceksin." Sesim çatallandı. "Benim yüzümden."
"O zaman ihtiyacım olan her şeyi yanıma alacağım." Tek gördüğüm, tek hissettiğim o olsun diye yüzünü bana yaklaştırdı. "Senin yaşaman için Aretia'nın tekrar yanıp kül olmasını seve seve izlerim."
*
“Meğer birine aşık olduğunda şairlerin bahsettiği o yüce mutluluk ancak o kişi de seni seviyorsa hissedilebiliyormuş.”
"Bugün ölmeyecektim.
Yarın içinse söz veremezdim."
Rebecca Yarros’un Empyrean serisinin ikinci kitabı olan Demir Alev, Dördüncü Kanat’ın bıraktığı yerden çok daha karanlık, politik ve duygusal bir noktadan devam ediyor. Seri bu kitapla birlikte yalnızca romantik-fantastik bir hikâye olmaktan çıkıp; sistem eleştirisi, savaş ahlakı ve bireysel özgürlük temalarını daha güçlü şekilde ele alıyor.
Demir Alev, Violet Sorrengail’in artık sadece hayatta kalmaya çalışan bir öğrenci değil, bilgiyle ve gerçeğin bedeliyle yüzleşen bir karakter hâline gelmesini anlatır. Basgiath Savaş Akademisi’nde kurallar sertleşmiş, dostluklar kırılganlaşmış, düşman kavramı ise bulanıklaşmıştır.
“Gerçek, korunmaya değer mi; yoksa düzen her şeyden önemli mi?”
Demir Alev, fiziksel şiddetten çok psikolojik yıpranmayı merkeze almıştır. Kitap boyunca baskıcı bir atmosfer hissediliyor. Sürekli tetikte olma hâli, kime güvenileceğinin belirsizliği ve yaklaşan tehlike duygusu anlatımın temelini oluşturuyor. Violet’ın fiziksel zayıflığı devam etse de zekâsı, gözlem gücü ve sorgulama cesareti onu ayakta tutan en önemli unsurlar hâline geliyor.
Violet ile Xaden arasındaki ilişki ise bu kitapta daha karmaşık ve çatışmalı bir hâl alır. Aralarındaki bağ güçlü olsa da güven, sırlar nedeniyle sürekli sınanır. Xaden’ın koruma içgüdüsü ile Violet’ın gerçeği bilme ihtiyacı arasında kalan bu ilişki, romantik bir hikâyeden çok etik bir tartışmaya dönüşür.
Andarna ve Tairn bu ikilinin sahnelerine bayılmayan yoktur diye düşünüyorum. En eğlenceli ve etkilendiğim sahnelerin başrol oyuncuları..
Eser neredeyse bin küsur sayfa ama o kadar akıcı ki nasıl bitti anlamlandıramadım. Aksiyon ve akıcılığın bu kadar yoğun olan bir eser okumayalı baya olmuş anlaşılan.
Serinin devam kitaplarında görüşmek üzere..












